AKAD Resmi Web Sitesi

 
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default color
  • blue color
  • green color
Home Akbaş Köpeği Akbaş Ne Değildir?
Akbaş Ne Değildir? PDF Yazdır e-Posta

Diğer sürü köpeklerimiz

Türkiye’nin şu an üç sürü köpeği ırkına sahip olduğu biliniyor.:

(a) Kangal Çoban Köpeği, (b) Akbaş Çoban Köpeği ve (c) Kars Çoban Köpeği.

Birincisi olan Kangal ülkemizin en saygın sürü koruma köpeği. Hakkında söylenenlerin bilinenlerden nerdeyse daha fazla olduğu çok özel ve göz kamaştırıcı bir köpek. İkincisi ki derneğimiz onu korumak ve geleceğe taşımak amacıyla kuruldu, yurtdışında enteresan biçimde Kangal’dan çok daha fazla tanınan ; ancak Türkiye’deki popülerliği ve dolayısıyla sayısı son 10 yılda artan Akbaş. Üçüncüsü ise 80’li yılların başında Amerikalı üretici David Nelson’un Türk sürü köpeklerini araştırdığı Türkiye gezileri sırasında Kuzey Anadolu bölgemizde gözlemlediği Kars Köpeği. Bu ırk Kangal ve Akbaş söz konusu olduğunda sadece konuyla ilgili yabancı kaynakları ya da o kaynakların çevirilerini okuyan çok az insanın bildiği bir sürü köpeği grubuna ait. Genel tanımı ise uzun tüylü, orta boylu ve Kafkas Çoban Köpeğinin üreticilerin eline düşmemiş Kuzey Anadolu köylerindeki doğal hali.

Konu başlığımızdan fazla uzaklaşmamak için biz gene Akbaş’a dönelim.

Ülkemiz sadece yukarda saydığımız sürü köpeklerine sahip görünse de aslında nesiller boyunca  farklı bölgelerde tip açısından farklılaşmış başka sürü köpeklerine de sahip. Bunlar neler mi? Henüz tam olarak bilmiyoruz. Kinolojik (köpek bilimine uygun) kriterlerle yola çıkıp gözle görülür bilimsel olarak ayırt edilir popülasyonlar belirlenip korumaya alınması gerekiyor.

Bunu yaparken ne yapıldığının bilinmesi öylesine büyük önem taşıyor ki kaş yaparken göz çıkarmak içten bile değil. Bu nedenle kinolojik yöntemlerden yola çıkmak ve bakmakla görmenin farkını iyi anlamak gerekiyor.

Aynı renk aynı ırkı anlamına gelmez

Geleneksel olarak Türkler köpeklerini  renklerine göre ayırır. Bu nedenle karabaş, alabaş ya da çapar gibi renk tanımları günümüze kadar yaygın kullanılmıştır; ancak artık o ırkı şu ırktan ayırma zamanı geldiğinde köylerdeki geleneksel yöntemler bize gerekli araçları sunamamaya başlamıştır. Bu doğaldır da. Belki de binlerce yıldır sadece işlev amaçlı üretilen köpekler artık başı okşanan, ev içine davet edilen, dikkatle üretilen yaşam arkadaşı hatta biraz da üzücü olarak statü ve para kaynağı haline dönüşmüştür. Popüler olana sahip olma isteği gerçek popülasyona bakış açısını da değiştirmiştir.

Geçmişin rengine göre ayrılan; ancak yerinde beslenen köpekleri artık hızla el ve bölge değiştirmekte, gazete ve internet ilanlarıyla belirli ırk isimleri altında pazarlanmaktadır. Bu nedenle renge dayalı tanımlardan yola çıkmak artık işimize yaramamaktadır.

Karabaş belirli bir ya da birden fazla bölgedeki tüm karabaşlı köpekleri tanımlarken artık bir ırk ismi gibi algılanmaya başlandığında farklı tiplerdeki bu köpekler için tanımlayıcı bir isim olmaktan uzaklaşmıştır. İstanbul’da sıradan koyu renkli bir sokak köpeğine verilen karabaş adı ile Sivas’da ya da Muğla’nın yörüklerinin aynı renkteki köpeklere verdiği karabaş ismi aynı köpek tipini değil sadece benzer renkteki köpekleri anlatmaktadır. Bu nedenle artık renk aynı ırktaki köpekler için evet; ama sınıflandırılmamış farklı köpek popülasyonları için yanlış bir tanımdır.

Biri diğeriyle çiftleştirilmeye niyet edildiğinde aynı ırk ya da tip köpek yavruları elde edilmeyecektir. Herkes kendi tipindeki köpeklerle çiftleştirildiği sürece kendi kalmaya devam eder. Bu nedenle fiziksel özellikleri ayrı ayrı tanımlanıp farklı isimlerle anılmalıdırlar. Tıpkı sadece aynı renkli horoz ve tavuklardan yola çıkarak hepsinin Denizli Horozu çıkmayacağını bilmek gibi bu birden fazla bilimsel kriterin göz önüne alınması gereken bir süreçtir.

Aynı sorun artık daha popüler olduğu için Akbaş için de geçerlidir. Anadolu’nun her bölgesindeki beyaz sürü köpeği Akbaş değildir. Orta ve Doğu Anadolu’daki beyaz sürü köpekleri ile Batı Anadolu’daki Akbaş olarak tanımlanan köpekler aynı köpekler olmadığı iyi anlaşılmalıdır. Akbaş artık rengi değil bir köpek ırkının tanımıdır. Aynen Kangal ile karabaş’ın farkının iyi anlaşılması gerektiği gibi. Her karabaşlı köpek Kangal olamayacağı gibi her beyaz köpek de Akbaş değildir.

Kaldı ki daha doğu bölgelerimizde gerçekten beyaz bir sürü köpeği popülasyonu olduğu henüz kanıtlanmamıştır. Beyaz köpekler mevcuttur; ancak bu köpekler çeşitli renkteki çiftleşmelerden elde edilebilmektedir. Dahası bu köpekler belirgin irilikleri ve baş yapıları ile Batı Anadolu’nun zarif ve çevik Akbaşı’ndan farklıdırlar. Burada yapılması gereken oradaki beyaz köpeklerin ayıklanıp Akbaş olarak adlandırılması değil o popülasyonun doğal haliyle tanımlanarak korumaya alınmasıdır.

Baş ve pati büyüklüğüne göre köpek severler

Sorun ne yazık ki “Türk Köpeği = kocaman ve cesur” denkleminin gerçeklerden değil daha çok şovenist ihtiyaçlardan akıllarda yer etmesinde yatmaktadır. Cesaret konusunda sorun yaşamasak da irilik algısı köpek ırklarımıza zarar verdiği artık daha iyi anlaşılmaktadır. Sürüdeki köpeğin iriliği ile pazarlanan ve abartıyla böbürlenilen köpeğin iriliği nadiren aynıdır. Popülasyonun geneli yerine gözler suni olarak yaratılan bir popülasyona dikildiğinde sorun başlamış demektir.

Bu köpekler popülerleştikçe alçak gönüllü gerçek sürülerdeki kuzenleri gözden uzaklaşır ve  gen havuzundan çıkartılarak unutulur.

Akbaş tanımı

Bilimsel Akbaş standardı henüz yazılmadığı ve diğer Türk sürü köpeklerimizin henüz ayırt edici tanımları yapılmadığından bunu tüm ayrıntılarıyla açıklamak güç olabilir; ancak kinolojide bilinen şudur:  Benzer görevi yapan köpeklerin vücut yapıları zaten benzerdir. Onları farklı ırk kılan baş ve kuyruk yapılarıdır. Özellikle baş yapısı o ırkın fiziksel ölçüleriyle olan orantısını da ortaya çıkaracağından bu bölgenin atletik orta irilikteki köpeği ile şu bölgenin koca patili sarkık dudaklı köpeğinden kolaylıkla ayırabilecektir.

Boyut: Öncelikle Akbaş dev ırk köpek ırklarına girmez. Uzaktan daha iri görünseler de yakınına gittiğinizde orta boylu bir insanın diz hizasında olduğunu fark edeceksiniz. Sürüdeki erkekleri ortalama 72-73 cm olarak ölçtük. Tabii ki köy bakım şartları yerine özel mamalar ve veteriner bakımı ile bu yükseklik daha artabilir; ancak sorun nereye kadar olmasına izin vereceğimizdir. Pek çok meraklısı Kangal için 85 cm’den kapı açsa da inanın ki 75 cm’lik sağlıklı bir köpek paha biçilmezdir. Hele gözünüzü baş ve vücut iriliğinden almayı başarıp gerçekten sağlıklı bir iskelet yapısı olup olmadığını kontrol ettiğinizde o kadar az köpek hem iriliğini hem de eklem sağlığını koruyabilir ki inanamazsınız. Bireysel sağlıklı köpekleri geçip o iri boyutlarda sağlıklı bir popülasyon yaratmak ise çok güçtür; ancak sıradan köpek sahipleri bunun farkına varmaksızın baş ve  pati iriliği ve omuz yüksekliği üzerinde yoğunlaşarak köpeğin görünmeyen özelliklerini atlarlar. Zaten nereye bakacaklarını bile bilmediklerinden kolaylıkla da yalan yanlış bilgiyle ikna olurlar. Aslında tüm yapmaları gereken sürüde çalışan orta boy köpeklerle bu iri köpeklerin kalça ve omuz röntgenlerini çekerek genel bir istatistik oluşturmaktır. Ne dediğim o zaman daha iyi anlaşılabilir.

Kafa:
Akbaş’ın kafası vücuduyla orantılıdır ve asla ama asla daha iri ve hantal değildir. Kafatası hafif kubbemsidir; ancak genişleyerek yuvarlaklaşması istenmez. Alın çıkıntısı yandan bakıldığında belli belirsizdir. Bu özellik önemlidir. Yukardan bakıldığında köpeğin orta genişlikteki kafatası zarifçe burun kısmı ile birleşir. Böylece  burun kısmı küt bir burunla sonlanarak ırka kama şeklinde bir kafa yapısı verir. Burada burun/ağız kısmının ne tilki gibi ince-uzun ne de mastif tipi köpekler gibi  kısa ve kalın olmamalıdır. Anahtar kelime burun kısmı ile kafatasının oranıdır. Biri diğerinin önüne geçmemelidir.

Dudaklar erkeklerde çok hafif sarkıklık kabul edilirse de sıkıdır. Zaten kama şeklindeki ağız yapısı dudakların mastif tip köpek ırkları gibi sarkmasına izin vermeyecektir.

Alın çıkıntısının azlığı ve orantısız genişlemeyen kafatası, Akbaşın gözlerini tam da bir sürü köpeğinde olması gibi  birbirine oblik konumlandırır. Badem biçimli gözler karşıdan bakıldığında hafif çekik bir yapıya sahip olmalıdır. Gözler yüzün tam ortasında yuvarlak olması mastif ırkı köpek ırklarına mahsus bir özelliktir. Kafatası genişleyip burun kısmı kısaldıkça gözler yuvarlaklaşarak başın ön kısmına kayar. Mülk bekçiliği için uygun olan bu konum geniş arazileri taraması gereken sürü köpeği ırkları için sınırlayıcı özelliğe sahip olacaktır. Bu nedenle gözler tabiri caizse çekik olmalıdır. Göz rengi kahve tonlarındadır ve ne kadar koyu ise o kadar iyidir.

Kulaklar üstten konumlu ve düşüktür. Sürüde pek çoğunun kulağı kesik olsa da kesilmeyen kulaklarda düşük ve başa yapışık olması önemlidir. Fazla üstte olan kulaklar hafif kırılarak yana yatması hatadır.

Göz kenarları, burun ve dudaklar tercihen siyahtır. Koyu kahverengi de kabul edilse de renk ne kadar koyu ise  ırk için o kadar iyidir. Pigmentasyon eksikliği köpeği direkt güneş ışığı altında güneş yanmalarına açık bırakacağı gibi beyaz bir köpek ırk olan Akbaş’ı genetik olarak zayıflatacaktır. Tüylerde beyazlık standart gereği iken deride maksimum renk istenir. Bu renkler koyu lekeler ya da bütün koyu renkli deri olarak kendini gösterebilir; ancak derideki renk asla tüylere geçmemelidir. Kürkteki belirgin lekeler köpeğin safkan olmadığının göstergesidir.

Tüyler orta uzunlukta ( 3 cm kadar) ya da daha uzun   olabilir; ancak bir Pirene Dağ Köpeği kadar yünsü kürk köylerde temizlik ve yaraların bakım zorluğu nedeniyle pek istenmemektedir. Bu nedenle yele, karın altı, baca arkaları ve kuyruktaki tüylenmeler ile gövdedeki ortadan nispeten daha uzun tüyler ırkın aşırı uzunluktaki bir kürke sahip olmasını engeller.

Kuyruk çemberdir; ancak bireyden bireye çeşitli sıkılıkta ya da gevşeklikte sarmaklar halinde taşınır.

Diğer fiziksel özellikleri nerdeyse her sürü köpeğinden beklenenlerle temel olarak aynıdır. Güçlü ve kavisli bir boyun; yere paralel bir sırt çizgisi ve eğimli bir kuyruk sokumu. Göğüs dirseklere kadar inse de sürü köpeklerinde her zaman rastlanmayabilir. Dirsekler vücuda yapışıktır. İçe ya da dışa dönük olmaması gerekir. Bacaklar yere dik ve patiler tam karşıyı göstermelidir. İçe ya da dışa dönük olmaları; bileklerin gevşekliği yapısal hatadır.

Karnın içe çekikliği ırka ünlü olduğu o çevikliği sağlar. Akbaş asla irileştirilerek hantallaşmamalıdır. Köylerde 50 metrede tilkiyi yakalamakla övünülen Akbaşların bu özellikleri korunmalıdır. Unutulmamalıdır ki köylerimizden emanet aldığımız bu köpekler onlara dedelerinden kaldığı şekilde korunması gerekmektedir.

Arka bacaklar ön bacaklarla birbirine uygun açılara sahip olmalıdır. Sürü köpekleri omuz ve kalça eklemleri söz konusu olduğunda nispeten daha dik açılara sahiptir; ancak dikkat edilmezse bu diklik özellikle diz ve omuzlara kolay yaralanmalara neden olacaktır. Sürü güden köpek ırklarından (Alman Çoban Köpeği, Hollanda ve Belçika Çoban Köpekleri, Border Colie vs)  istenen daha küçük omuz, kalça ve diz açıları sürü köpeklerinde (Kangal, Akbaş, Pirene Dağ Köpeği, Kuvasz, Maremma Çoban Köpeği vs) doğal çalışma ortamları nedeniyle daha geniştir. Bunların tam açıları bilimsel standart yazıldığında daha net olarak açıklanacaktır.

Topuklar yere dik ve birbirine paraleldir. İçe ya da dışa basmaları hatadır. Arka ayakların birbirine olan uzaklığı ortalama kalça genişliği kadardır.

Yürüyüş sırasında esnek ve minimum enerjiyle maksimum mesafe kat ediyor olması gerekir. Ön patiler ortalama çene hizasına kadar uzanırken arka bacaklar güçlü bir itişi takiben serbest bir salınım hareketi ile köpeğin yürüyüşüne imkan tanımalıdır. Baş sanki avcı bir kedi gibi sırt çizgisi hizasında taşınır. Hayvan dikkat kesilmediği sürece hareket halinde bir terrier gibi baş yukarda taşınmamalıdır. Sınırlı badi adımlar ya da ayakların içe ya da dışa basışı hatadır. Sürat artıkça ayakların bastığı nokta vücudun altındaki bir merkez çizgiyi takip eder.

Öyleyse Akbaş ne değildir?

Yukarda yazılanlara baktığımızda Akbaş asla baş ve pati iriliği; sarkık dudakları ve omuz yüksekliği ile göze çarpan bir köpek değildir. İnternette anlatılanların aksine oldukça orta boyda; ancak cesur ve işini ciddiye alan bir köpektir. Ortalama 37-50 kg aralığını geçip 80 cm’in üzerine çıkmaya zorlandığında doğal Akbaş popülasyonundan uzaklaşmış demektir. Nadir iri bireyler her ırkta olsa da bizim dikkate almamız gereken sağlıklı ve çalışan popülasyonun boyutlarıdır.

Akbaş internetin de katkılarıyla gitgide daha çok göze çarpan Orta ve Doğu Anadolu’nun köpek tiplerinden farklıdır. Onlar kendi içinde bir değerken alçak gönüllü bir fiziğe sahip Akbaş da kendi içinde bir değerdir. Ve en önemlisi bu haliyle değerlidir.

Belki de en doğru kriter; o tip köpekleri pazarlayan ve takdir edenler tarafından ne kadar çok görmezden geliniyorsa o kadar Akbaş olma ihtimalinin olmasıdır.

07.09.2009